Evrenin Rüyamsı Yapısı

Evrenin Rüyamsı Yapısı

"Bir ağacın yanında durup düşüncelere dalmış bir çiftçi vardı. Karısı ağlaya ağlaya koşarak geldi. Tek oğullarını biraz önce bir kobranın öldürdüğünü haber verdi. Çiftçi hiç cevap vermedi. Adamın görünüşündeki aldırmazlığa şaşıran karısı 'Sen kalpsiz birisin!' diye haykırdı.

Çiftçi 'Anlamıyorsun,' diye cevap verdi. 'Dün gece rüyamda bir kral olduğumu gördüm. Yedi erkek çocuğum vardı. Çocuklar ormana gittiler. Hepsi kobralar tarafından ısırıldı ve öldüler. Şimdi merak ediyorum, acaba ben rüyadaki yedi oğlum için mi ağlayayım, yoksa şu anda rüyasını gördüğümüz bu rüyada, şimdi öldürülen tek oğlum için mi?'

Çiftçi ruhsal vizyonu olan bir insandı. Ona göre maddesel dünya ve şuuraltındaki rüya dünyasının her ikisi de eşit derecede gerçek dışıydı.

Geceleyin rüya gördüğümüzde şu andaki rüya gerçek dışına dönüşür ve sadece şuuraltı rüya dünyası bize gerçek görünür. Bu dünyanın rüyasına tekrar döndüğümüz zaman diğer rüya unutulur.

Her şey sadece şuurda var olur."

 

*

"Bir adam uyur ve rüyasında asker olduğunu görür. Savaşa girer, kahramanca savaşır sonra ölümcül bir yara alır. Belki de ardında bırakması gereken sevdiklerini düşünerek üzüntü içinde yaklaşan ölümünün rüyasını görür.

Aniden uyanır. Sevinçli bir ferahlamayla bağırır. 'Ah! Ben bir asker değilim ve ölmüyorum! Sadece bir rüya imiş.' Kendini canlı ve sağlıklı bulduğu için güler.

Ama ya bu dünyasal yaşamda gerçekten savaşan, yaralanan ve öldürülen askere ne olur? Aniden astral dünyada uyanır ve hepsinin bir rüya olduğunu anlar; öteki dünyada fiziksel bir bedeni, yara alacak eti, kırılacak kemikleri yoktur.

Görmüyor musunuz? Bu dünyanın bütün deneyimleri bunun gibidir. Yaşadıklarınız rüya deneyimlerinden başka bir şey değildir."

 

*