Psişik Korunma Teknikleri

Psişik Korunma Teknikleri

Ben kendim için değilsem, kim olacak?

Sadece kendim içinsem, ben neyim?

Şimdi değilse, ne zaman?

Etkin Bir Yaşam Stratejisi İçin Neler Yapılmalıdır?

ENERJİ ÇALIŞMASI ve psişik korunma yapmak istiyorsak, daha sağlıklı ve daha etkin bir yaşam sürmek istiyorsak önce bedenimizin temel ihtiyaçlarını düzenli olarak karşılamak durumundayız. Bedenimizin temel ihtiyaçlarını karşılamak çift yönlü bir yarar sağlar. Hem fizik bedenimiz alması gereken molekülleri alıp, üretmesi gereken molekülleri düzenli olarak üretir. Hem de enerji alanımız düzenli olarak yenilenip güçlenir. Fizik varlığımız, psişemiz ve enerji alanımız birbirinden ayrı veya yalıtık olmayıp bir bütünün farklı nitelik ve misyonlardaki unsurlarıdır. Bu nedenle fiziksel olarak zayıf ve güçsüzsek psişik ve enerjetik olarak da güçsüz ve zayıfız demektir.

Fizik ve enerjetik sağlığın göstergesi olarak da moral değerlerimiz daha yüksek olur. Canlılık, neşe ve yaşam coşkusuna daha yüksek bir farkındalık eşlik edebilir.

Tüm dikkati ve farkındalığı bedene, fizik ihtiyaçlara veya ağrılara odaklanmış bir varlığın dikkatini, özündeki ruhsal potansiyeline ve onun gelişimi için gerekli koşullara odaklaması olanaksız değildir ama zordur. Fiziki enerjisi ve moral değerleri daha yüksek olan varlıkların dikkatini iç varlığının gelişimine yönlendirmesi daha kolaydır.

Bu nedenle dengeli ve düzenli beslenme, uykuya yeterli süreyi ayırma, yorulduğumuzda dinlenme ve küçük molalar verme, yeterli sıklıkta duş alma, evimizi sık sık havalandırma ve temiz tutma öncelikle yapılması gerekenlerdir.

Bunların dışında mümkünse her gün size uygun gelen bir egzersiz yapın. Zaman yönetiminizi gözden geçirin ve gerekli düzenlemeleri hemen yapın. Örneğin bütün bir akşamı televizyon seyrederek geçiriyorsanız eylem planı hazırlayın. O günün yayın akışını tarayıp mutlaka izlemek istediğiniz programın saatini not alın ve kalan süreyi size daha çok katkı sağlayacak pozitif bir eyleme ayırın. Örneğin fiziksel ve zihinsel gevşeme yapın, meditasyon yapın. Ruhunuza iyi gelecek, moral değerlerinizi yükseltecek, pozitif düşünmenizi sağlayabilecek olan kişisel gelişimle ilgili kitaplar okuyun. Bu tip kitaplar ilginizi çekmiyorsa öykü ve roman okuyun. İlgi alanlarınızı çoğaltın ve hemen uygulamasanız bile bilgi edinin. Mantal dünyanızı zenginleştirin.

 Yaşam Dersleri, Öğrenme ve Karar Alma

HER BİRİMİZ; yaşadığımız olaylardan, edindiğimiz tecrübe ve deneyimlerden çok şey öğreniyor, deneyimlerimizin sonuçları olarak da kişiliğimiz ve özümüz üzerinde değişimlere neden olacak kararlar alıyoruz. Bu deneyim ve kararlar olumlu da olsa olumsuz da olsa psişemizin derinliklerine kaydoluyor. Biz bunlara yaşam dersleri diyoruz. Bedenli olmak, hayatta olmak bu yaşam dersleri sayesinde bir okul gibi varlığımıza çok şey katıyor. Yaşam dersleri hepimizi ruhsal olarak değiştirip geliştiriyor.

Geçen yıl bir dostum, birlikte çalıştığı bir arkadaşının üniversite öğrencisi olan kızı Ayşe’yi bana getirmişti. Ayşe, bir yıldan beri Ege Üniversitesi hastanesinde olağan kanser tedavisi görmekte olduğunu söyledi. Ayşe’nin enerji şifacılığı, tamamlayıcı tıp ve alternatif tedavi yöntemleriyle ilgili hiçbir bilgisi yoktu ve haklı olarak bu tekniklere şüpheyle bakıyordu. Ona, dilimizin döndüğünce yaptığımız çalışmaları ve bu konuda yapılan çalışmaları, görebileceği faydaları anlattık. Doktorlarına danışacağını, onlar da uygun görürse bize şifa için geleceğini söyledi ve onun bu düşüncesine tabii ki saygı gösterdik. Doktorlarıyla görüşmüş ve onlar da; bilimin henüz açıklayamadığı fenomenler olduğunu, reiki ve alternatif tedavi yöntemlerinden hiçbir zarar görmeyeceğini, istiyorsa yardım alabileceğini söylemişler.

Bir hafta sonra tekrar geldi ve bir seans şifa uyguladık. Belli etmemeye çalışsa da ruh hali çok karmaşıktı. Hastalık tüm vücuduna yayılmıştı. Bize dedi ki: “Hastalanmadan önce upuzun ve sarı saçlarım vardı. Saçlarıma fön çekmeden ve makyaj yapmadan asla sokağa çıkmazdım. Şimdi bu tür şeylerin ne kadar gereksiz olduğunu anladım. Bir iyileşirsem bunları bir kenara bırakıp dolu dolu ve en doğal halimle hayatı yaşayacağım.”

Ne yazık ki o gün, bizim Ayşe’yi son görüşümüz oldu. Artık yapılabilecek bir şey kalmadığı için doktorları onu evine göndermişti. Kısa süre sonra bedeninden ayrılıp, hepimizin gerçek mekanı olan ruhun ışıklı mekanına gitti.

Her gün, Ayşe gibi pek çok varlık öğrendikleriyle ve aldıkları kararlarla aramızdan ayrılıyor. Öğrenmek ve yeni kararlar almak için hastalanmayı beklememeliyiz. Birbirlerimizin yaşam derslerinden ve kitaplardan da çok şey öğrenebiliriz. Tam da dibe vurmadan geliştireceğimiz yeni yaşam stratejileriyle hayatımızın akışını pozitif yönde değiştirebiliriz. Her şeye rağmen dibe vurmuşsak da, daha güçlü olmayı seçip sıkıntılı dönemlerimizi daha kolay atlatabiliriz. Hayata sımsıkı sarılıp yaşam deneyimlerimizi edinmeye devam edebiliriz. Zaten bir gün hepimiz o ışıklı mekana gideceğiz. Önemli olan yaşarken ne yaptığımız; nelerin farkına vardığımız, kalıcı ve gel geç değerleri ne kadar ayırt edip ruhsal kimliğimize ne kadar yatırım yaptığımız ve psişemize neleri kaydettiğimizdir.

Hayatın bize her an seçme özgürlüğü tanıdığından, bir şeyi seçtiğimizde diğer seçeneklerin en azından şimdilik gündemimiz dışında kaldığından söz etmiştik. Seçimlerimiz bizi geleceğe taşıyan adımlarımızdır.

Örneğin bir insan İstanbul’a yerleşme kararı aldığında o kentin kendisine sunabileceği tüm olasılıkları da seçmiş olur. Oysa Kaz Dağlarına yerleşme kararı alırsa seçmiş olduğu olasılıklar bambaşkadır. Bu nedenle seçimlerimiz ne yaşayacağımızı doğrudan belirler.

Buradan hareketle enerji şifacılığı ve psişik korunma hakkında hiçbir şey bilmeyen biri de bu konularla ilgilenmeye ve uygulamalar yapmaya başladığında daha önce hayatında olması muhtemel olmayan olasılıkları kendine sunmuş olur. Hayatına yeni bir bilgi kulvarı girer. Bu kulvarda yan yollara ve yüzeysel kandırmacılara düşmezse, üç beş kitap okuyup da bu konuda her şeyi öğrendim demezse, samimi, tutarlı ve bilinçli bir çalışmayla fizik ve psişik varlığını güçlendirip geliştirirse, mantal bedenini; kadim bilgeliğin enerjisini alabilecek kapasiteye ulaştırabilir.

Yani psişik korunmayı öğrenmek tek başına da önemlidir ama, daha da önemlisi, enerji alanımızın ve ruhsal varlığımızın dahil olduğu yasaların anlaşılmasını sağlayabilecek olan bilgilere ulaşmada bir basamak olduğudur. İsterseniz sadece uygulamalar yapıp pratik yararlarını görebilirsiniz, isterseniz aynı zamanda onu bir basamak olarak kullanabilirsiniz.

Psişik korunma baloncuklarıyla korunma egzersizlerine geçmeden önce, sizlerle bu konuda yaşamış olduğum bir tecrübeyi da paylaşmama izin verin.

Bir akşam, bir grup arkadaşımla birlikte bir kafeteryada oturuyorduk. Az ötemizdeki meydandan, canlı müzik yapan bir grubun sesleri gelmeye başladı. Gidip bir süre canlı müzik yapan grubu izledim ve yayalar için yapılmış yoldan arkadaşlarımın oturmakta olduğu kafeteryaya doğru yürüyordum. Karşımdan iki kişi geliyordu. Bir tanesinin sabitlenmiş bir bakışla bana bakmakta olduğunu fark ettim ve o anda sanki etrafımdaki korunma balonuma bir şey çarptı. Etrafımdaki alanın bir etkiyle sarsıldığını fark ettim. Bakışla gelen etki, korunma balonuma çarptı ve balon adeta sarsıldı. Bu, psişik korunma yapmanın ne kadar gerekli olduğunu anlamamı sağlayan bir tecrübe oldu. En küçük bir enerji düşüşü yaşamadan günüme devam ettim.

 Psişik Korunma Baloncukları ile Korunma

 BU UYGULAMAYI mümkünse sabahları, topraklandıktan sonra yapın. Sabahları yapamıyorsanız akşam eve gelip bir süre dinlendikten sonra uygulayın. Doğrusu, akşam yemeğinden bir buçuk, iki saat sonra yapmanızdır. Yemekten hemen sonra sindirim faaliyetleri başlayacağı için enerji çalışması yapmak sizin için zor olabilir. Ayrıca gün içinde de birkaç dakika ayırıp, sabah veya akşam imgelediğiniz korunma baloncuğunuzu düşünün ve enerjiyle şarj edin.

 Korunma Baloncuğu Oluşturma

 ÖNCE rahatlayıp gevşeyin ve topraklanın. Omurganız dik olacak şekilde oturun ve gözlerinizi kapatın. Nefesinizi sakin bir ritme sokun.

Sizi çepeçevre sarmalamış bir balonun içinde olduğunuzu imgeleyin. Bu balonun enerjiden yapıldığını düşünün. Orada güven içinde olduğunuzu, size uygun olmayan titreşimleri geçirmediğini hayal edin. Balonun atmosferdeki pranayla güçlendiğini, sizin de bu pranayla dolduğunuzu tahayyül edin. Yüksek iyilik titreşimlerinin önce balona, sonra da size nüfuz ettiğini imgeleyin.

İsterseniz kocaman ve şeffaf bir yumurta kabuğunun tam ortasında bulunduğunuzu, bu kabuğun sizin için faydalı olan enerjileri ve sizden yayılan pozitif etkileri geçirdiğini hayal edin.

Yaratıcılığınızı kullanıp dışınızdaki koruyucunun piramit, silindirik veya başka şekillerde de olduğunu düşünebilirsiniz. En kolay imgeleyebildiğiniz her neyse ona yoğunlaşın. Derin ve sakin bir şekilde nefes alıp, verdiğiniz her nefesle, bu balonun ruhunuzdan gelen yüksek titreşimlerle dolduğunu düşünün. Nefes uygulamasını birkaç kez yapın.

Korunma balonunuzun rengi; beyaz, yeşil, lila, mor, pembe, mavi veya size hoş gelen başka bir renk tonu olabilir. Gökkuşağı renginde olabilir ancak siyah, kahverengi, gri renkleri tavsiye edilmez. Her rengin de kendine özgü bir titreşimi vardır. Bir süre mavi renkli bir balon imgeledikten sonra balonun rengini yeşil veya başka bir renk yapma isteği duyarsanız rengini değiştirin.

Baloncuğunuzun üstünde ve dış kısmında çeşitli semboller ve yazılar imajine edebilirsiniz. Kullanacağınız semboller dini ve toplumsal kabullere göre değişebilir. Batılılar sembol olarak; haç, beş köşeli yıldız ve Hint geleneklerinde yaratılışın kutsal sesi kabul edilen OM (Aum) sembolünü seçebiliyor. Anadolu insanı ise koruyuculuğuna inanılan nazar boncuğu, at nalı ve bildikleri diğer sembolleri kullanabilir. Baloncuğunuzun üstünde Herkül gibi mitolojik bir kahraman da düşleyebilirsiniz. Baloncuğun dış yüzeyinde “Pozitif titreşimlere açıktır.”, “Bana uygun olmayan titreşimler giremez.” gibi sloganlar yazılı tabelalar da imajine edebilirsiniz.

Baloncuğun, fizik bedeninizden ne kadar uzakta olacağına siz karar verin. İsterseniz derinizin hemen dışında, isterseniz derinizden 1,5 – 2 metre ötede imgeleyin bu size kalmıştır. Kendinizi en rahat hissettiğiniz durumu bulun. Korunma baloncuğunuzu önce oluşturacak sonra da o imajı sık sık düşünerek güçlendireceksiniz. Her sabah veya her akşam, üç ila beş dakikalık bir zaman ayırıp balonunuzu enerjiyle şarj etmeniz onun giderek fizik bir varlık gibi güçlenmesini sağlar. Siz görmediğiniz halde o etrafınızdadır. Eğer psişik algıları olan bir tanıdığınız veya arkadaşınız varsa sizde böyle bir şeyi fark ettiğini söyleyebilir.

Ne kadar düzenli ve odaklanarak imgeleme yaparsanız onu o oranda enerjiyle şarj edersiniz. Sadece düşünmek yetmez, yaptığınız eyleme inanın ve hissedin. Başlangıçta en az iki hafta ve her gün en az bir kez olmak kaydıyla imgeleme yapın. Daha sonra da sık sık o imgeyi düşünün. Evden çıkmadan önce, bir toplantıya girmeden önce, kalabalık bir ortama girmeden önce birkaç saniye, balonunuzun enerjiyle güçlendiğini ve sizi koruduğunu imgeleyin.

Sağlık personeli, öğretmenler, bankalarda, vergi daireleri ve benzer sektörlerde çalışanlar her gün pek çok insanla iletişim halindedir. Şikayet eden hastalar, hırçın ve yaramaz öğrenciler, kaprisli müşteriler onlarla iletişim halinde olan kişilerin sinirlenmesine, gerilmesine ve enerjetik olarak çabuk tükenmelerine yol açabilir. Karşılarındaki kişilerden kendi enerji alanlarına yapışan titreşimlerle rahatsız olabilirler. Bu sektörlerde çalışan kişilerin oluşturdukları korunma baloncuğunu gün içinde örneğin birkaç saat arayla düşünmeleri korunma etkisini daha da artırır. Bir molada, teneffüste, çay veya kahve arası verdiğiniz zamanlarda niyet edip korunma balonunuzu düşünün. Gökyüzünden gelen enerjiyle yüklendiğini hayal edin. Kalbinizden yayılan beyaz veya gül pembesi bir ışığın balonunuzun içini doldurduğunu ve balonunuzdan taşarak çevrenize sevgi titreşimleri yaydığını imgeleyin. Bu sevgi titreşimlerinin çevrenizdeki insanlara da bulaştığını ve huzur içinde çalıştığınızı düşünün.

 

Kaynak: Yazarın Ege Meta Yayınlarından çıkan Psişik Korunma adlı kitabından alınmıştır.