İlk Madde

İlk Madde

ÇEŞİTLİ tradisyonlarda değişik adlar altında ifade edilen, Batı okültizminde materia prima adıyla belirtilen “ilk madde”, tradisyonlarda genellikle madde kainatının yaratılan ilk hali olarak betimlenir. Bu, kendisinde bütün şekilleri, bütün tohumları içeren bir cevherdir. İlk madde kavramı “medana geliş”in iki aşamalı olduğunu; bir başka deyişle, “yaratma” ile “şekil verme”nin farklı şeyler olduğunu ortaya koyar. Hint, Mısır, Çin, Sümer tradisyonlarında görüldüğü gibi, ilk madde cevheri genellikle ilksel sular ya da kaostaki “sular” sembolüyle ifade edilmiştir.

Materia prima, simyacılar ve kimi mistiklere göre, maddenin Tanrı tarafından yaratılan ilk hali, her şeyin kaynağı, maddenin dört halinin ve tüm minerallerin türediği ilk cevherdir. Simyaya göre dört unsur fiziksel “plan”da tezahür etmeden önce, süptil “plan”da ilk madde halinde tezahür eder. Batı simyacıları dört unsurun ve tüm minerallerin esasının aynı olduğunu, hepsinin de yaratılan madde cevherinin saf (henüz etki almamış), şekillenmemiş, asli hali denebilecek materia primadan (Hinduizm’de prakriti) türediğini kabul etmişlerdir.

Kimi sufilere göre, ilk madde Yaradan tarafından var edilmiş fakat ruh cevheriyle, ruhsal tesirle irtibata geçmemiş haldeki madde cevherini temsil eder ki bu asli madde cevheri ruhun tesiri altında biçimlenerek varlık haline dönüşür. Tanrısal ışığın vurmasıyla varlık haline gelerek meydana çıkan, karanlık ilk maddeye subha denir. Tanrısal ışık nereye yönelirse, orası varlık haline gelir. Tasavvuf’ta varlığın meydana çıkmasına da hudus adı verilir; terim yaratılışın bir defada mı olduğu, yoksa sonsuzca sürmekte mi olduğu tartışmasıyla önem kazanmıştır.

 Kaynak: Semboller Ansiklopedisi, Alparslan Salt, Ruh ve Madde Yayınları.